64. SAYI  HABER BAŞLIKLARI                                                                                                       
(Okumak için ilgili haber başlığına tıklayınız)


Fuar alanı yeri konusunda
Yetkililer karar versin belirsizlik bitsin


Dağların nasıl bağ olduğunu,
azmin neler yaptığını görüyoruz


Misaş Konutlarına büyük rağbet

Asayiş yoksa hiçbir şey olmaz

Destek bizden, üretim sizden

Fuar alanı yeri konusunda Yetkililer karar versin belirsizlik bitsin

İşte fuar alanı, işte çözüm... Büyük mimarların görüşüde, Fuar alanı için en uygun ve özellikli yer burası...

Etrafı duble yollarla çevrili, iki çevre yoluna da çok yakın, hemen bitişiğinde kongre ve konferans salonları ile oteller inşa ediliyor, her türlü sosyal alan mevcut yani fuar için tüm şartlar uygun. Artık karar Belediye ve Vilayete bağlı.

150.000 m²
Misland + 100.000 m² Karayolları depoları + 50.000 m² yol ve yeşil alanlar = Toplam 300.000 m²'den fazla mükemmel bir FUAR ALANI

Elazığ'ın iki yıldır bir türlü aşamadığı kalıcı fuar alanıyla ilgili sorunlar çözülemediği için iki yıldır ilimizde fuar yapılamamaktadır. Fuar konusunda ETSO'nun Keban yolu üzerinde Akgün Otel ile Özel İdare binasının yan tarafındaki arsayı kalıcı fuar alanı için istemesi ve bu alanın verilmemesi durumunda ise geçici alanlarda fuar organizesi yapmayacaklarını açıkça ortaya koymuş bulunuyor. Bunun yanında ise Belediyenin imar planında belirlediği ve Doğukent'te kalıcı fuar alanı için arsa tahsis ettiklerini açıklıyor, ancak belediyenin Doğukentte gösterdiği alana sıcak bakılmıyor idi.

Bugüne kadar düzenlenen fuarlar, ilimiz ekonomisine önemli katkılar sağlamıştır. Bu güne kadar iki defa düzenlenen ve her düzenlendiğinde Elazığ ekonomine önemli katkılar sağlayan fuarın iki yıldır yapılmaması/yapılamaması bu konudaki heyecanın tükenmesine neden oluyor anlaşılan.

Kalıcı fuar alanı için yeni bir söylem: Hanpınarı mevkiindeki Karayollarının kullanılmayan hangarları. Kısacası şuan Fuar alanı için ETSO'nun talep ettiği arsanın verilmesi söz konusu olmuyor. Belediyenin imar alanında belirlediği fuar alanına ise sıcak bakılmıyor. Tam bu dönemde kalıcı fuar alanı için bir başka yer daha gündeme geliyor. Karayolları 8. Bölge Müdürlüğünün Malatya Yolu Misland altında (Hanpınarı mevkiindeki) harabe durumunda bulunan ve kullanılmayan hangarların kalıcı fuar alanına dönüştürülmesi.

Fuar alanının Misland'a yakın olması Fuarın aktivitesini artıracaktır.Karayollarının hangarlarının hemen üzerinde inşası devam eden Misland inşaatının fuar alanı için çok önemli olduğunun fuar alanlarının yanında/yakınında yıldızlı otellerin olması, konferans salonlarının ve bir çok organizasyonun yapılabileceği aktivite alanlarının olmasının düzenlenecek bir fuar için çok önemli olduğu bilinmelidir. Yani şunu söyleyebiliriz ki, ilimizdeki en büyük üç sorundan biri olan fuar sorunu için en uygun ve en mantıklı yerin Malatya çevre yolu üzerinde bulunan Karayolları hangarlarının bulunduğu bölge olacağı düşünülmektedir.

Mis Holding, bu sorunu çözmeye talipli. Kalıcı fuar alanı tartışmalarında gelinen noktada ETSO'nun ve Belediyenin istediği alanların istenmemesi/olmaması üzerine alternatif olarak üretilen Karayollarının hangarlarının fuar alanı olarak kullanılması fikrinin ortaya çıkmasının ardından Mis Holding Yönetim Kurulu Başkanı Nihat Demirbağ'da konuya müdahil oluyor ve ilimizin şu an için en önemli üç sorunundan biri olan fuar sorununu kendilerinin çözebileceğini belirtiyor ve bu teklifini sayın valimize, belediye başkanımıza açıkladığını basına anlatıyor ve kendisine bu arazinin ister para karşılığı satılmasını, ister bir şekilde tahsis edilmesi üzerine kimseden destek veya yardım almadan bir yıl içerisinde Elazığ'ı kalıcı fuar alanına kavuşturabileceğini açıklıyor.

Mis Holding Yönetim Kurulu Başkanı Nihat DEMİRBAĞ

Artık kimse fuar alanı için yer, proje, para ve yatırımcı yok demesin…

Özellikle son 3 aydır Misland'ı gezmeye gelenler ulaşımının ve yollarının rahat olması karayollarına ait atıl durumda depo alanlarının yerini boş ve mezbele halinde durması buranın çok rahat ve çok güzel bir fuar alanı yeri olacağını konuşmaktadırlar…

Şöyle ki bir fuar için en önemli şey oteller ve kongreler ile konferans salonlarıdır. Ayrıca da sosyal alanı ve spor alanı olan yerler tercih edilmektedir. Burayı gelip gezen, büyük şehir belediyelerinin, mimarları bu görüşü ortaya atmış ve bana ısrarla bu konuyu şehrin belediye başkanına, diğer ilgili kurumlara iletmemi söylemişlerdir…Yani karayolları arsalarının yada Misland'ın uzağında yapılacak bir fuar alanı yeri için, hemen hemen Misland'daki tesislerin hepsinden oralarda da yapılması gerekmektedir…

Elazığ kamuoyuna da, ilgili kurumlara da, açık ve net mesajım şudur. Karayollarının buradaki iki parselinin uygun görülürse ikisini de uygun görülürse birini de isterlerse, satın alarak fuar için gereken diğer kapalı ve açık mekanları tanzim ederek yani oraya en az 5 trilyon lira harcayarak tesislerimiz ile birlikte fuar alanını da arsanın bize tesliminden sonra 1 yıl içerisinde ilimize kazandırırız. Hem de hiç kimseden maddi destek istemeden almadan yani bu yükü de hem belediyemizin hem de ticaret odasının sırtından kaldırmış oluruz…

Bu konuda Sayın Belediye başkanımız ve Sayın valimiz ile kısa birer ön görüşme yaptım. Biraz zor bir iş ama imkansız değil, mesajını aldım…Başta siz basın mensupları olmak üzere; Sayın Belediye Başkanımızla, Sayın Valimizden, Ticaret odamızdan, siyasilerimizden ve sivil toplum örgütleri başkanlarından manevi destek bekliyorum…

Samimiyetle Elazığ'da fuar alanı olsun diyen herkesten sadece destek bekliyoruz. Çünkü fikir sizlerden, ama proje ve para bizden. Artık kimse yer yok, proje yok, para yok, fuar alanı için demesin. Yerin adresini de, paranın adresini de açıkladık…

Elazığ Ticaret Borsası Başkanı Mehmet Ali DUMANDAĞ

Fuar yerinin biran önce netleşmesi lazım. Bu da yetmez yatırımın biran evvel başlaması lazım

Fuar alanın en kısa zamanda yapılması gerektiğine dikkat çeken Ticaret Borsası Başkanı M.Ali Dumandağ, "Fuar alanının en kısa zamanda yapılması lazım. Yıllardın sürüncemede kalan, fuar alanı konusunda Doğukent belirlenmiş olmasına rağmen şu ana kadar bir çivi bile çakılmamıştır. Doğukent eğer yapılmazsa, bence en uygun alan Karayollarının Malatya Yolu Hanpınarı mevkiinde bulunan depolarının olduğu alandır." Diye konuştu.

Elazığ Birlik Haber Gazetesi Başyazarı İrfan ASLAN

Fuar konusunda geçen iki yıllık süre hiçbirşey kazandırmamış bilakis kaybettirmiştir

“İlimizin tanıtımında, sanayicisi ve işadamlarının yeni Pazar bulmasında önemli katkısı bulunan Fuar organizesi maalesef iki yıldır yapılmıyor. Bunun sebebi ise kalıcı bir fuar alanı konusu üzerinde yaşanılan tartışma. Kalıcı fuar alanının yapılması için Belediyenin imar planında belirlediği arsada kalıcı bir fuar yapımına pek sıcak bakmayan ETSO ile, ETSO'nun isteği Akgün Otel ile Özel İdare Müdürlüğü binasının yan tarafındaki alanın fuar alanına dönüştürülmemesi. Sonuç… Hiçbir kazanım yok… Tam tersine kaybediyoruz…

Öyleyse konuyla ilgili tarafların bir araya gelerek konuyu enine boyuna tartışarak ortak bir noktada bulunması gerekiyor. Çünkü hepimizin hedefi ve amacı Elazığ'ın kazanması. Öyleyse gerekli fikir ve gönül birliği tesis edilmeli. Elazığ'ın kalıcı fuar alanına kavuşması temin edilmeli. Aksi takdirde arzuladığımızı elde etmenin hayallerini başka baharlara ertelemek zorunda kalmaya devam edeceğiz.”

(Elazığ Birlik Haber, 25 Ekim 2005)

MÜSİAD Başkanı İbrahim GÖK

Bir yıldır hep söylüyorum Fuar alanı için en uygun yer Hanpınarındaki Karayolları depolarının yeridir

"Kalıcı bir fuar alanının yapılması için ETSO'nun talep ettiği arsanın verilmesi şu an için söz konusu olmuyor. Belediyenin imar alanında belirttiği fuar alanına ise sıcak bakılmıyor. Biz de bu konudaki sıkıntının giderilmesi için bir başka teklifte bulunuyoruz. Karayolları 8. Bölge Müdürlüğü'ne ait hangarlardan bir veya ikisinde bu işin organizesi yapılabilir. Böylece ilimiz hem kalıcı bir fuar alanı kazanmış olacağından üretici firmalar yeni Pazar alanlarına ulaşma imkanı elde edebilecek, hem de bu konudaki tartışma sona ermiş olacaktır. Tabii ki bu bizim önerimizdir. Yetkililerin bu önerimizi dikkate almalarını arzuluyoruz."

ELSİAD Başkanı Veysel SOLMAZ

Fuar alanı için diğerlerine nazaran birçok yönden en uygun alan Karayollarının depolarının yeridir

Elazığ Sanayıci İş Adamları Derneği (ELSİAD) Başkanı Veysel Solmaz, fuar konusuyla ilgili yaptığı açıklamada, Elazığ'da geçen iki yıllık sürenin kendileri için büyük bir kayıp olduğuna dikkat çekerek, “Geçen iki yıllık süre bizler için çok büyük bir kayıp olmuştur. Bu sürecin böyle seyretmesinin en büyük sebepleri arasında ilimizdeki en büyük sorunlardan birisi olan iletişim kopukluğundan kaynaklanmamaktadır.” dedi. Hanpınarı mevkiinde bulunan Karayolları hangarlarının harebe olduğuna ve fuar için çok güzel bir mekan olabileceğini açıklayan Solmaz, “Malatya Yolu üzerinde bulunan, Hanpınarı mevkiindeki Karayollarının hangarları Elazığ için çok güzel bir fuar alanı olacaktır. Misland'ın bu tesisin yanı başında inşa edilmiş olması ise düşünülen kapalı fuar alanı için bulunmaz bir nimet olacaktır. Bu konuda fuar alanın Malatya Yolu Hanpınarı mevkii, Misland altında harabe olarak bulunan Karayolları hangarlarında yapılması konusunun tam manasıyla destekçisiyiz.” diye konuştu.

ELGİAD Başkanı Mustafa YILDIZ

Fuar alanı konusunda Demirbağ'ın söylemine aynen katılıyoruz ve tam destek veriyoruz

Fuar alanı konusunda açıklamalarda bulunan ELGİAD Başkanı Mustafa YILDIZ, "Fuar yerinin netleştirilememesinden ötürü iki yıldır ilimizde maalesef fuar organizasyonu yapılamamaktadır. Bu süreç ilimiz için büyük bir kayıp olmuştur. İnşallah Mis Holding Yönetim Kurulu Başkanı Nihat Demirbağ'ın söylemi bu soruna bir çözüm getirmiş olacaktır. Demirbağ'ın kapalı fuar alanının yapımı için teklif ettiği Malatya çevre yolu üzerindeki Hanpınarı mevkiinde bulunan Karayollarının hangarlarının kapalı fuar alanı olarak kullanılmasının çok faydalı olacağını düşünmekteyim.

Karayolları hangarları konum, yer, ulaşım itibariyle fuar alanı için çok ideal.

ELGİAD olarak kapalı fuar alanın Hanpınarı mevkiinde bulunan Karayolları hangarlarına yapılması fikrine tam destek veriyoruz. Her platformda bun söylemin savunucu ve destekçisi olacağımızın bilinmesini istiyorum." diye konuştu.





............................................................................................................................................................................................................................................

Türkiye'de bir ilk olacak olan Misland'da Temel atma töreninden sonra geçen bir yılı Basına iftar yemeğinden değerlendiren Mis Holding Yönetim Kurulu Başkanı Nihat Demirbağ :
Dağların nasıl bağ olduğunu, azmin neler yaptığını görüyoruz


Ramazan ayının son haftası içerisinde Misland'da bir basın toplantısı düzenleyen Mis Holding Yönetim Kurulu Başkanı Nihat Demirbağ, temel atımının ardından geçen bir yıllık süre içerisinde yapılan çalışmalarda ne kadar ilerlendiği ve şu an itibariyle gelinen son durumla ilgili açıklamalarda bulunarak, basın mensuplarını Misland'ı gezdirdi. Misland'da gelinen son durumla ilgili değerlendirmelerde bulunan Demirbağ, "İşin en güzel tarafı da iftardan önce buranın gündüz halini, iftardan sonrada gece ve ışıklandırılmış halini görmüş olacaksınız. Böylece dağların nasıl bağ olduğunu, azmin neler yaptığını, görmüş olacağız.                                                       

Tabi burada bu işe sebep olan ve emeği geçenleri anmadan geçemeyeceğim. Eski belediye başkanımız Hamza yanılmaz, eski valimiz Osman Aydın, eski milletvekilimiz Mustafa Gül beyefendilere ve diğer emeği geçen herkese teşekkür ederken, bugünkü belediye başkanımız sayın Süleyman selmanoğluna da her vesile ile ben istihdam yaratan iş adamlarının her zaman yanındayım, emrindeyim, mesajı bizleri çok mutlu etmektedir." diye konuştu.

12.600 m2'lik kapalı alanı olan
alışveriş merkezinin kaba inşaatı bitti
5000 kişilik muhteşem
anfi tiyatro salonu bitmek üzere





............................................................................................................................................................................................................................................

Misaş Konutlarına büyük rağbet var


Halkımızın bizlere olan güveni ve yoğun istekleri doğrultusunda çok daha büyük bir konut projesi için hazırlıklarımızı başlatmış bulunmaktayız. Şu an bu konuyla ilgili özel bir ofis kurulmuş ve personellerimiz büyük bir konut projesi için uygun ve sorunsuz arsa aramaktadır. Uygun bir arsa bulduğumuz an bu projemizi de faaliyete geçireceğiz. Yani bizlere güvenen, bütçesi müsait olan tüm hemşehrilerimize kendi istekleri doğrultusunda konut üreteceğiz

Misaş'ın start verdiği konut projesine büyük bir ilginin olduğu, Misaş'ın bu proje sayesinde kamuoyunda yine güvenini perçinlediği Mis Holding Basın Bürosunun konut projesiyle ilgili yaptığı yazılı bir açıklama ile belirtildi.

Elazığ halkının konut konusunda kendisini ispatlayan Misaş'a güvendiğine değinilen açıklamada, "Misaş olarak 'ihtiyaca göre konut üretiyoruz' sloganıyla uzun vadeli mortgage sistemiyle bütçesi müsait olan ve bizlere güvenen tüm hemşehrilerimizi konut sahibi yapmayı hedeflemiş ve projemizin ilk etabına start vermiş idik. Gelen istekler doğrultusunda halkımızın Misaş'a her konuda olduğu gibi konut konusunda da güvendiğini gördük. Bu proje sayesinde kamuoyunda Misaş'a güven artarak devam etmektedir denildi.

Bütçenize ve isteğinize göre konut üretiyoruz

Katılımcıların bütçesine ve isteğine göre konut ürettiklerinin altı çizilen açıklamada, "Bizlerden konut almak üzere müracaat eden insanlara bir anket doldurtmuş idik ve bu anket sonucuna göre bizlerden en çok istenen evlerin temeli atılarak, en fazla istenen ev tipini biran evvel bitirip, ardından diğer konutların yapımına başlanacaktır. Bizlere müracaat eden tüm hemşehrilerimize bütçelerine ve isteklerine göre en uygun ortalama bulunarak konut üretme çalışmalarımız devam edecektir." denildi.

İlk etap 164 konutluk yerlerimiz için 400 kişi müracaat etmiştir. Konut müracaatlarının çok yoğun olduğunu, ilk etap 164 konut için 400 kişinin müracaat edildiğinin belirtildiği açıklamada, "Bizler ilk etap konutlarımızın 164 adet olacağını ilan etmiş idik. Halkımızdan gelen yoğun istek doğrultusunda şu an için görüyoruz ki bizlerden 400 konut istenmektedir. Ancak şu an için tüm müracaat sahiplerine konut yapamayacağız. Sadece ilk etap olarak 164 konutumuzu yapacağız." denildi.

164 konutun 90 tanesinin her şey hazır olduğu için temelini bu yıl, kalan 74 konutun temelini ise 2006 yılının Mart/Nisan ayında atılacak. Misaş'ın ilk etap 164 konutunun 90 tanesinin bu yıl, kalan diğer konutlarının ise temelinin 2006 yılının Mart/Nisan aylarında atılacağının belirtildiği açıklamada, "İlk etap 90 konutumuzun temeli bu yıl, kalan 74 konutun temelini ise 2006 yılının Mart veya Nisan aylarında atacağız." denildi.

Uygun, sorunsuz ve büyük arsalar bulduğumuz an ise çok daha büyük konut projelerine imza atacağız.Elazığ'da büyük bir konut projesi için çalışmalara başladıklarının altı çizilen açıklamada, "Halkımızın bizlere olan güveni ve yoğun istekleri doğrultusunda çok daha büyük bir konut projesi için hazırlıklarımızı başlatmış bulunmaktayız. Şu an bu konuyla ilgili özel bir ofis kurulmuş ve personellerimiz büyük bir konut projesi için uygun ve sorunsuz arsa aramaktadır. Uygun bir arsa bulduğumuz an bu projemizi de faaliyete geçireceğiz. Yani bizlere güvenen, bütçesi müsait olan tüm hemşehrilerimize kendi istekleri doğrultusunda konut üreteceğiz" Hem orta halli aileler için hem de durumu daha iyi olanlar için ayrı ayrı projeler üretilmektedir.” denildi. Büyük projeler için maalesef arsa sıkıntısı var.





............................................................................................................................................................................................................................................

Elazığ Valiliği'ni ziyaret eden Genelkurmay Başkanı Hilmi Özkök, bölgelerin huzuru için bölge liderlerinin kol kola gönül gönüle olmasının büyük faydası olduğunu belirtti.
Asayiş yoksa hiçbir şey olmaz


Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hilmi Özkök, "Biz güvenliği sağlarken o şehre ekonomik refahın gelmesine de yardımcı oluyoruz" dedi.

Orgeneral Özkök, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Yener Karahanoğlu, Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Faruk Cömert, Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Fevzi Türkeri ile birlikte, 8. Kolordu Komutanı Korgeneral Nusret Taşdeler'i makamında ziyaret ederek, bir süre görüştü.

Orgeneral Özkök ve beraberindekiler, daha sonra Elazığ Valisi Dr. Kadir Koçdemir'i makamında ziyaret etti. Orgeneral Özkok, burada yaptığı konuşmada, 30 Ağustos Zafer Bayramı'nın terfi, tayin ve yer değiştirmelerin olduğu bir dönemin sonu olduğunu belirterek, ağustos ayı sonunda TSK'nın komuta kademesinde çok büyük değişiklikler olduğunu ifade etti.

Genelkurmay Başkanı Orgeneral Özkök, geleneksel olarak eylül ayında öncelikle bu bölgeden başlamak üzere bölgeyi dolaştıklarını, sadece askerlerle değil, onlarla çok yakın işbirliği içerisinde olan valiler, emniyet müdürleri, güvenlikle ilgili bütün kurumların yetkilileriyle bölgede yapılabilecek hizmetlerin neler olacağıyla ilgili görüşme yaptıklarını belirtti.

Asayişin sağlandığı bölgede her şeyin çok daha kolay olacağını söyleyen Orgeneral Özkök, şöyle konuştu: "Asayişin olmadığı yere ne turist gelir ne de büyük yatırım gelir, hiçbir şey gelmez. O bakımdan en küçük bir kişiden tutun da valiye, komutana ve gazetecilere düşen bir görev vardır. O da asayişi ve huzuru sağlamaktır. Bunun için de o bölgenin liderleri olan vali, bölge komutanı, belediye başkanı, savcı, jandarma komutanı, emniyet amirleri gibi kişiler, birlik ve beraberlik içinde bulunup, kol kola, gönül gönüle verirlerse bu halk üzerinde çok güzel bir etki yaratır ve halk da aynı duyguları yaşar, böylece huzur ortamı gelen her yere mutluluk gelir, esenlik gelir, başarı gelir, turist gelir. Bu bakımdan güvenlik ortamı önemlidir. Biz güvenliği sağlarken o şehre ekonomik refahın gelmesine de yardımcı oluyoruz." dedi.

Orgeneral Özkök, bir gazetecinin "3 Ekim öncesinde yaşanan gelişmeler hakkında ne düşünüyorsunuz?" sorusu üzerine de şunları kaydetti: "Bu nahoş gelişmelerden hepimiz üzüntü duyuyoruz. Bunu yapanlar hiçbir şekilde Türk ulusunu temsil etmiyor. Bunlar sadece uçları çok daha başka yerlere dayanan ve birbirini tahrik etmek suretiyle Türkiye'nin büyümesini, gelişmesini ve bu alanda büyük bir devlet olmasını önlemeye mahsus olanlara alet olanlardır. Bunlar alet oluyorlar ve maalesef bazen de halkımızı yanlış yönlere yönlendirmek suretiyle böyle olaylara sebebiyet veriyorlar. Bu olaylar herkesin huzurunu bozuyor, asayiş ortamını bozuyor ve sonunda zararı gören halkımız oluyor. Halkını seven insanlar halkın huzuru için çalışır. Halkın huzurunu kaçırmak isteyenlerin halkı sevdiğini söylemeleri tamamen hayal mahsulüdür. Onlar birilerinin aletleridir. Bu aletleri aziz halkımızın çok iyi görmesi ve hareketini ona göre ayarlaması lazım. Bu memlekette huzur ve güvenlik, gönül gönüle bağlı böyle insanların bir arada gayreti, Türkiye'yi bulunduğu yerden çok daha ilerilere götürecektir. Ben gaz lambasıyla başladım, ülkemiz ne hale geldi ve çok daha iyiye gelir, eğer başımızda belli dertler olmazsa. Bir PKK yüzünden senelerdir bu memlekette boşa giden paraları düşünün. Keşke bütün bunlar yatırım olarak bu bölgeye gelseydi, bu bölgenin çocukları daha iyi okullarda, üniversitelerde okuma imkanı bulsaydı. Ne kazanmış? Hiçbir şey kazanması mümkün değildir böyle bölücü bir hareketin. Halkımız daima bölücülüğü değil bütünlüğü desteklemiştir." diye konuştu.

Bölgenin bütün insanlarının ve gazetecilerin daima birlik ve beraberliğin yanında olduklarını belirten Orgeneral Özkök. "Olmaya da devam edin. Olayların mutlaka doğrularını ve eğrilerini halka göstermek suretiyle onların doğru karar vermelerine yardımcı olun" diye konuştu.



............................................................................................................................................................................................................................................

Destek bizden, üretim sizden


MÜSİAD Elazığ Şubesi tarafından Elazığ'a davet edilen Küçük ve Orta Ölçekli Sanayi Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı (KOSGEB) Genel Başkanı Erkan Gürkan, ilimize gelerek bir dizi incelemelerde bulundu. Erkan ilk olarak Ticaret ve Sanayi Odasını ziyaret etti. Burada Başkan Suat Öztürk tarafından kabul edilen Gürkan, daha sonra beraberindeki heyet ve Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Suat ÖZTÜRK ve MÜSİAD Elazığ Şube Başkanı İbrahim Gök'le birlikte Organize Sanayi Bölgesinde bulunan iş yerlerinde çeşitli incelemelerde bulundular. MÜSİAD Elazığ Şubesi Tertip Komitesi tarafından organize edilen iftar yemeği için Konak Lokantasına gelen Erkan burada sanayici ve işadamlarıyla birlikte iftarını açtı. MÜSİAD Elazığ Şube Başkanı İbrahim Gök, Ticaret Borsası Başkanı Mehmet Ali Dumandağ, ELGİAD ve ELSİAD üyeleri, Siyasi Parti İl Başkanları, İş adamları ve Basın mensuplarından oluşan kalabalık bir topluluk katıldı. İftar yemeğinin ardından açılış konuşmasını MÜSİAD Elazığ Şube Başkanı İbrahim GÖK yaparken, KOSGEB Başkanı Erkan'ın ilimizi ziyaretlerinden memnuniyetini dile getirirken, yakın bir zamanda Elazığ'da Sinerji Merkezinin kurulacağının müjdesini verdi.

Daha sonra kürsüye gelen KOSGEB Genel Başkanı Erkan Gürkan'ın, yaptığı samimi ve içten konuşması dinleyiciler tarafından alkışlarla karşılandı. Kendilerinin uyguladığı KOBİ'lerin Dünyada örneğinin olmadığını belirten Erkan sözlerini şöyle sürdürdü: "Elazığ'da üretim yapan firmaları gezdim. Dünyanın ihtiyacı olan mallar üretiliyor. Biz burada KOSGEB'in diğer birimleriyle odaları ve dolayısıyla sanayicimizi nasıl entegre ederiz bunun hesabını yapıyoruz. Bu yapıyı mevcut yapıyla bütünleştirmemiz lazım diye çaba gösteriyoruz. KOSGEB'in müdürlüğüyle diğer birimler arasındaki eşgüdümü de oluşturacak hale gelmişiz, işin başına geçmiş, bir iş kurmuş, risk almış. Bu iş adamlarının hepsi neredeyse 1. kuşak, 2. Kuşağa devri yapılmamış. Bu şirketlerin yeni dünya düzeninde küresel rekabete girmeleri gerekir. Bizim sanayicimiz şunu bilmeli: "Dünyanın şartlarına uygun hale gelmem için ne eksikliğim var." Sanayici bunu bilmezse nasıl ayakta kalacak. Stratejik yol haritasını sanayicimize danışman firmalara yasakladık. Bizim elemanlarımız gidecek, çünkü bizim elemanlarımız daha eğitimli. Biz neye destek verirsek, Elazığ zengin olur. Onun hesaplarını yaparak ve bu anlayışla yaklaşırsak hedefe daha yakınlaşırız. Benim tek isteğim sanayicimiz KOSGEB'e güvensin ve destek versin" dedi.




............................................................................................................................................................................................................................................

Doğalgaz çalışmalarında boru hattının tamamlanmak üzere olduğunu belirten AKP Elazığ Milletvekili Çetinkaya:
Doğalgaz şebeke ihalesi yapılacak


AKP Genel Başkan Yardımcısı ve Elazığ Milletvekili Necati Çetinkaya, Elazığ'ın doğalgaz projesinden faydalanması için gerekli çalışmaların yapıldığını, boru iletim hattının tamamlanmak üzere olduğunu, şehir şebeke ihalesinin 2006 yılında yapılacağını açıkladı.

Çetinkaya, Elazığ'ın doğalgaza kavuşması ile birlikte önemli bir problem olan hava kirliliğinden de kurtulacağını belirterek, şu açıklamayı yaptı: "İletim hattı çalışmalarında boru döşenmesi işlemi tamamlanmak üzere. Bu konuyu takip ediyoruz. Bu yılın sonuna kadar boru hattının tamamlanacağına eminim. Bu çalışmanın tamamlanması ile birlikte şehir merkezinde şebeke hatlarının yapılması işlemine geçilecek.

Bu yılın sonunda veya önümüzdeki yılın başında bu işin ihalesi yapılacak. Temennim odur ki, bu işi iyi bir müteahhit firma alarak şehir şebeke çalışmalarını da en kısa sürede tamamlayarak ilimizde doğalgazın hemşehrilerimiz tarafından kullanılmasını temin ederler. Doğalgazın kullanımı ile birlikte ilimizde yaşanan hava kirliliği problemine de gerekli çözüm getirilecektir. Bugün yaşanan kirliliğin çok önemli ölçüde azalacağına, insanların ve şehrin sıkıntı yaşamayacağına eminim." diye konuştu.



............................................................................................................................................................................................................................................

Mis Holding Yönetim Kurulu Başkanı Nihat DEMİRBAĞ'dan:
3 Ekim ve AB Süreci Hayırlı olsun


Çare onlarda değil, çare bizde, bizim hazır olmamızda. Eğer biz hazır olursak, güçlü oluruz. Biz güçlü/hazır olursak onlar bizi AB'ye almak için samimi iseler acele bile ederler… Kaldı ki biz gelişmeyi sağlarsak, alsalar da almasalar da kazanan biz olacağız...Yani Türkiye olacaktır.

Müzakere sürecini başarıyla geçebilirsek hayırlı olacağı kanaatindeyim. 3 Ekim 2005 günü AB müzakere sürecinin başlamasının ardından, ülkemizden haklı olarak istenenleri siyasetçiler olarak, bürokratlar olarak, iş adamları olarak, halk olarak başarabilirsek seviyeyi yükseltebilirsek bu sürecin ülkemiz için çok hayırlı olacağına inanmaktayım.Ülke olarak daha çalışkan, daha dürüst ve daha insan haklarına saygılı olmamız lazım.

Ancak bu süreçten çıkmak hiçte zannedildiği gibi kolay olmayacaktır. Avrupa Birliği'ne girebilmek için çalışkan, dürüst ve güvenilir olmak gerekmektedir. Bu çerçevede toplumun her kesime her birimine büyük görevler, sorumluluklar düşecektir. Bizler eğer bu sorumlulukları, bu görevleri başarabilirsek, yani hepimiz üzerimize düşen görevi açık ve net olarak bilir, anlar ve uygularsak Biz AB için AB bizim için çok yararlı ve faydalı olacaktır.

40 yıllık maratonun ardından müzakereler başlatıldı. Şimdi siyasetçisi, bürokratı, sivil toplum örgütleri, yani tüm halka büyük görevler düşmekte…Türkiye AB'den müzakerelerin başlaması için kırk yıl çalışmış idi. Bu çalışmanın sonucunda birçok şey değiştirilmiş, AB'ne uyum sağlamak için çalışmalar yapılmış ve kırk yıllık bir maraton sonucunda 3 Ekim'de bu maratonu başarmış ve müzakerelerin başlamasına karar verilmiştir. Bundan sonrasının daha zor olacağını, yani kolay olmayacağını kesinlikle bilmek gerekmektedir. Şimdi tüm Türkiye'ye büyük görevler düşmekte…

Bu süreçte toplumun birçok alışkanlığı uyum çerçevesinden dolayı değişime uğrayacağından, akla hayale gelmeyen şeyler bile isteneceğinden, kamuoyunda rahatsızlıklar meydana gelebilir.

Müzakerelerin başlamasının ardından artık birçok kesime farklı görevler düşecektir, belki bu görevler insanların yıllardır süren alışkanlıklarını bozacağı için kamuoyundan farklı sesler yükselecek, farklı yorumlar yapılacaktır. Toplumun birçok alışkanlığının değişmek zorunda kalması kamuoyunda bir rahatsızlık meydana getirebilir. Ama şunu kesinlikle belirtmek gerekmektedir ki, bu sürecin bu topluma katacağı/ekleyeceği şeyler vardır. Aynı zamanda Türkiye'nin de AB'ye vereceği, öğreteceği şeyler vardır.

Halkımızın çoğunluğunun AB ile ilgili bildiği şey, serbest dolaşım hakkı elde ederek, diğer AB ülkelerinde daha rahat iş bulabileceği/iş yapabileceği gibi çok yalın şeylerdir. Oysa AB ülkelerinde iş bulmak/iş yapmak Türkiye'de iş bulmak/iş yapmaktan çok daha zordur. O yüzden AB'nin bizlere neler kazandıracağını irdelemek, bu sürecin nasıl zorlukları olduğu ortaya koymak için böyle bir açıklama yapma ihtiyacı duymuş bulunmaktayız. Hala ülkenin bir çok işi % 50 kayıt dışında olduğunu unutmayalım yani çok temiz değiliz.

Siyasetçisi, bürokratı, sivil toplum örgütleri, yani tüm halkımız, herkes görevini tam manasıyla yaparsa AB bizi kendi safına katmak için aceleci davranır. Biz sürece ayak uyduramazsak tam üyelik için de belki 10-15 yıl bekleriz.

Son olarak şunu belirtmek gerekmektedir ki, Toplum olarak herkes kendi üzerine düşen görevi yapmaz ise, nasıl ki müzakerelerin başlatılmasını 40 yıl bekledik ise tam üyelik için de bizi 40 yıl bekletirler. Yani, çare onlarda değil, çare bizde, bizim hazır olmamızda, Bizim dersimize çok ve iyi çalışmamızda. Eğer biz hazır olursak, güçlü oluruz. Biz güçlü/hazır olursak onlar bizi AB'ye almak için samimi iseler acele ederler.




............................................................................................................................................................................................................................................

Havaalanı için alarm sözde kalmamalı

12 Trilyonluk ödeneğin geri gitmemesi için görevli bütün birimlerin üzerine düşeni en kısa zamanda yapmasını bütün Elazığ bekliyor.

Valilikten yapılan açıklamaya göre, Kamulaştırma çalışmalarının yılsonuna yetiştirilmesi için işlemlerin azami süratte yapılması konusunda ilgili birimlerin seferber edildiği belirtilirken, ödeneğin tamamının kullandırılması için hukuki yollar üzerinde durulduğu ifade edildi. Kamulaştırma Kanunu gereğince öncelikle gayrimenkullerin değeri ve sahiplerinin tespit edileceği sürecin mümkün olan azami süratle işlenmesi için başta tapu ve kadastro ile nüfus müdürlükleri olmak üzere ilgili birimlere valilik tarafından talimat verildiği belirtilen açıklamada, Vali Koçdemir'in, yılsonuna çok az bir zaman kalması nedenimle ayrılan ödeneğin tamamının kullanılmasını sağlayacak hukuki yollar üzerinde durduğu anlatıldı.

Açıklamada şöyle denildi, "Mevcut şartlar karşısında en güvenilir yol, Kamulaştırma Kanunu'nun 27. maddesinde düzenlenen 'acele kamulaştırmadır. Buna göre, Bakanlar Kurulunca acilliğine karar verilen işlerde, kıymet takdiri haricindeki işlemler sonradan tamamlanmak üzere ilgili idarenin talebiyle mahkemece tarafından 7 gün içinde gayrimenkullerin değeri tespit ediliyor. Bu bedel idare tarafından yapılan davetiye ve ilanda belirtilen bankaya yatırılıyor.

Valilikçe başlatılan teşebbüsler acele kamulaştırma usulünün tatbikiyle neticelenirse havaalanıyla ilgili iş ve işlemler 'jet hızıyla' devam edebilecektir." denildi.




............................................................................................................................................................................................................................................

Bir tartışmanın ardından...
ETSO Başkanı Suat Öztürk'ün Demirbağ'a yönelttiği suçlamaları
Demirbağ tek tek cevapladı

2004 yılında Türkiye'de ilk olacak kompleks'in Elazığ'da yapılması için çalışmalara start verdiklerini açıklayan Güçbirliği A.Ş. Kırık ve atıl durumda bulunan mermer parçacıklarından blok ve plaka mermer üreteceğini, bu kompleksin dünya da 7 ülkede olduğunu ve 8. fabrikanın Türkiye'de Elazığ'da kurulacağı açıklanmıştı. Ancak geçen ayki sayımızda da duyurduğumuz üzerine Elazığ'da bu tesise yakışan uygun bir arsa bulunmadığı için bu kompleksin yatırımından vazgeçildiği açıklanmıştı.

Yatırımı askıya aldıklarını açıklayan Mis Holding Yönetim Kurulu Başkanı Nihat Demirbağ'ın yazılı açıklamasının ardından bu konuyla ilgili özel bir basın toplantısı düzenleyen Elazığ Ticaret ve Sanayi Odası (ETSO) Başkanı Suat ÖZTÜRK, Nihat Demirbağ'a karşı suçlamalarda bulundu. Ardından Nihat Demirbağ'da bir basın toplantısı düzenleyerek bu suçlamalara tek tek cevap verdi. İşte Elazığ'ın gündemine oturan bu iki tartışmadan önemli bazı anekdotlar. Yorumu siz değerli halkımızın takdirine bırakıyoruz…

Nihat DEMİRBAĞ: (23.08.2005 tarihli basın açıklamasından)

"Kompoze Taş Mermer Fabrikasını uygun arsa olmadığı ve verilmediği için maalesef yapamayacağız. Bunun yerine Organize Sanayi Bölgesinde bize verilen arsaya uygun normal bir Mermer Fabrikası yapacağız. Bu konuda beş yıldır, on yıldır koltuklarında oturup, iş adamlarını temsil ediyorum diyerek ciddi yatırımlara, ciddi girişimcilere arsa üretmeyenler utansınlar!... Bu zihniyetlerle teşvik Elazığ'a şu ana kadar yarar getirmedi Allah verede zarar getirmeye…"

Suat ÖZTÜRK: 'Kimseye arsa yok demedik.'

"Güçbirliği A.Ş. olarak bize, Organize Sanayi Bölgesi Müteşebbis Heyetine herhangi bir arsa talebi dilekçesi verilmemiştir. Misaş olarak verilmiştir. Halbuki Misaş ayrı bir tüzel kişilik Güçbirliği A.Ş. ayrı bir tüzel kişilik… Müteşebbis heyeti toplanmış ve bu arkadaşlarımızı iki tane parseli yan yana olan 25 dönümlük iki parsel arsayı 10 gün içinde tahsis edilmiştir… Güçbirliği AŞ. olarak müracaat yapılmamış ki arsa verilsin. Biz kimseye arsa yok demedik... Organize Sanayi Bölgesinde hali hazırda arsamız mevcuttur… Milli Emlak Müdürlüğü ile şifai yaptığım görüşmelerde Güçbirliği A.Ş.'nin Milli Emlak Müdürlüğünden de arsa talebi olmamış..."

Nihat DEMİRBAĞ: 'Bize ve 40'a yakın işadamına Organize Sanayi Bölgesi'nde arsa yok dediniz!'

"Biz GÜÇBİRİLİĞİ'ne arsa verilmedi diyoruz o ise çarpıtarak MİSAŞ'a arsa verildi diyor.

Sayın Öztürk; 'Biz Organize Sanayi Bölgesinde kimseye arsa yok demedik.' diyor. Biz de diyoruz ki, 'dediniz!', İşte yazılı kanıtı! Hem de 2003'te, 2004'te, 2005'te, 40'a yakın yatırımcı iş adamına bunu söylediniz. Buna biz de dâhiliz. İşte sizlere yazılı belgesi! Güçbirliği A.Ş. bizden arsa istemedi diyor. Milli Emlak'tan da istememiş diyor. Kendisinden istememişsek, niye cevap veriyor? Kendisini Milli Emlak'ın, Milli Avukatı mı sanıyor?

İşte kendisinden bunu istediğimin, yazılı belgesi! İşte Milli Emlak'tan istediğimin de yazılı belgesi! Hem de 5 tane!..."

Suat ÖZTÜRK: 'Kimse arsa rantçılığı yapmasın… Ankara'ya gidin, oraya yatırım yapın'

"Kimse arsa rantçılığı yapmasın… Eğer arsa rantı peşinde koşuyorsak Elazığ'da yatırım yapmamamız lazım. Ankara'da yaparsan burada 50 Milyon ise o arsanın fiyatı, orada yarın 200 milyon olacak. Oranın arsadan rantı daha çok… Bunlar ayıp şeyler, bunlar bu memlekette fitne-u fücur sokmak, fesatlık sokmak, insanların şevkini kırmaktan başka bir şey değildir."

Nihat DEMİRBAĞ: 'İşte size Elazığ'ın niye kalkınamadığının açık kanıtı'

"Elazığ, Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı sıfatı ile yatırım için uygun arsa isteyenlere bakın ne diyor;

'Kimse arsa rantçılığı yapmasın.'

Hem de bunu kime diyor, biliyor musunuz? Bu şehre en büyük yatırımı ve en büyük istihdamı yapanlara diyor. Bununla da kalmıyor, ciddi yatırımlara kıymetli arsa isteyenlere, yani Güçbirliği A.Ş.'ye, 100 iş adamı ortağına, 'Ankara'ya gidin' diyor,

İşte size Elazığ'ın niye kalkınamadığının canlı kanıtını sunuyorum. Bu kişi ki ETSO Başkanıdır. Sayın Suat Öztürk'tür. Çünkü bu arsa ile ilgili Sayın Belediye Başkanımız ve Sayın Valimizle de başkan vekillerim yanımda olduğu halde görüştüm.

İkisinin de cevabını aynen söylüyorum. Sayın Belediye Başkanımız Süleyman Selmanoğlu bana hitaben; '-Sayın başkanım, hay hay, sen emredeceksin biz yapacağız bu memleketin, siz yatırımcılara çok ihtiyacı var…' demiştir.

Sayın Valimiz, Dr. Kadir Koçdemir ise 'Sayın Demirbağ, sizin 500 ortağınızdan birisi de benim, bunu hep böyle bilin, elimizden gelenle, bize düşenle, her zaman yanınızdayız…' demiştir…"

Suat ÖZTÜRK: '10 trilyonluk yatırıma 6-7 trilyonluk arsa istiyor'

"Kendisiyle yaptığım şifai görüşmelerde, -ben yatırım yapıyorum, benim yapacağım yatırımda arsanın değerli olması lazım nasıl olacak, 10 trilyonluk yatırım yapacaksam, arsamın değeri 6-7 trilyon olması lazım… Hiçbir yatırımda arsanın, benim yapacağım yatırım yarısı kadar olacak diye bir mantık olamaz…"

Nihat DEMİRBAĞ: 'Öztürk, Mevcut yasayı ve kanunları hiçe sayıyor ki, kimse teşvikle ciddi yatırım yapmasın'

"Sayın Öztürk, Valilik toplantı salonunda, birçok iş adamı ile defterdarın, Yeminli Mali Müşavirin yanında ve kendi basın açıklamasında aynen şöyle iftira etmiştir; '10 trilyonluk yatırıma bizden 6-7 trilyonluk arsa istiyor' ve devam ediyor, 'arsanın değeri yatırımın yarısı kadar olacak diye bir mantık olamaz' diyor. Mevcut yasayı ve kanunları hiçe sayıyor, inkâr ediyor ki kimse teşvikle ciddi yatırım yapmasın. Sayın Öztürk, sizi ölçülü olmaya ve haddinizi bilmeye davet ediyorum…"

Suat ÖZTÜRK: 'İlimizde Güçbirliği gibi şirketlerden 50 tane 100 tane olması lazım'

"Bundan 3 yıl önce adı üstünde Güçbirliği AŞ. diye bir şirket kuruldu. Bu şirket kurulurken de bizim tüm beyanatlarımızda Elazığ'ımızda böyle Güçbirliği gibi halka açık şirketler 1 tane 5 tane 10 değil, 50 tane 100 tane olması lazım…"

Nihat Demirbağ: Güçbirliği'nin bir ciddi yatırımına arsa bulamıyorsun, 100 taneye nasıl bulacaksın?

"Sayın Öztürk, İş adamları sizi o makama, kendilerine iftira atasınız Elazığ'a gelecek yatırımların önünü kesesiniz diye getirmedi. Bir de kalkmış utanmadan, sıkılmadan demagoji yaparak, 'Elazığ da 50 tane, 100 tane Güçbirliği kurulsun.' diyorsun, Sen bir tane Güçbirliği'nin, bir tane ciddi yatırımına arsa bulamıyorsun, 100 taneye nasıl bulacaksın?

Elazığ Ticaret Sanayi Odası Başkanı'nın görevi sadece aidat toplamak, oda belgesi vermek değildir. Ana görevi ilimize gelecek böyle ciddi yatırımlara zamanında başlayıp her konuda alt yapı hazırlamaktır…"

Suat ÖZTÜRK: 'Şimdi çarpıcı bir şey daha açıklayacağım! Milli Emlak Müdürlüğü tarafından Misaş'a iki arsa verilmiştir.'

"Şimdi çarpıcı bir şey daha açıklayacağım. Milli Emlak Müdürlüğü tarafından Misaş AŞ'nin Sarıçubuk Mevkii'nde 5 yıldızlı otel için Parsel No: 1 Ada No: 2557'de 102.966 metrekare yine aynı yerde Sürsürü Mevkii'nde Parsel No: 1 Ada No: 2237'de otel ve iş merkezi yapımı için 17.721 metrekare arsa verilmiş. İki tane sen yatırım yapacam, turizm tesisi yapacam diye arsa istemişsin ve orada verilmiş…"

Nihat Demirbağ: 'Bunun neresi çarpıcı? O arsalara Elazığ'ın en büyük yatırımının yapıldığını tüm Elazığ biliyor. Niye Fitne-i Fücurluk sokmaya çalışıyorsun?'

"Utanmadan, sıkılmadan çarpıcı bir şey açıklayacağım diyor ve belge göstererek Milli Emlak, Misaş'a iki tane arsa vermiş diyor.

Sayın Öztürk, bunun neresi çarpıcı? Bunu bütün Elazığ biliyor. O arsaya Elazığ'ın en büyük yatırımının yapıldığını, şu ana kadar 15 bin kişinin gezdiğini ve Elazığ'ın bu eserle gurur duyduğunu, bilmeyen mi kaldı?

Sayın Öztürk, çarpıcı diyerek neyi çarpıtıyorsun. Allahtan korkmuyor musun, utanmıyor musun, bu yatırımlara varını yoğunu vermiş, ilimize en büyük yatırımları yapan, Elazığ'ın gururu, işsizlerin umudu olmuş, bu 500 kişilik, birlik ve beraberliğe sizin üslup ve deyiminizle diyorum ki;

"Niye fitne-i fücurluk sokmak istiyorsun? Şunu bilin ki, çok ayıp ve çok yanlış yapıyorsunuz, çünkü iş adamlarını temsil eden makamdaki bir kişiye bunu asla yakıştıramıyorum..."

Suat ÖZTÜRK: 'Demek bizim yerimizde olsalar, her gün televizyonlardan inmezler. Ortalığı birbirine katar, yakar, kudurturlar!'

"Gazetelerde boy göstererek yatırımcılık olmaz. Ben 35 yıldır, benim Şarkgaz'ım 25 yıldır bu memlekette. Ben Şarkgaz ile ilgili 25 yılda 3-4 sefer televizyona çıkmışım. Kardeşlerimde dahil, Genel Müdürümde dahil. Demek bizim yerimizde olsalar, bizim kapasitemizde cirosu olan, istihdam yaratan veya ekonomisi olan veya başka iş dallarında çalışan bir kuruluş olmuş olsalar her gün televizyonlardan inmezler veya ortalığı birbirine katar, yakar, kudurturlar…"

Nihat DEMİRBAĞ: 'Sizi tutan mı var? Anlatın bakayım, neyi anlatacaksınız? 10 yıldır sizinle birlikte devam eden Elazığ'ın üç büyük sorununu mu anlatacaksınız?'

"Sayın Öztürk bana hitaben, 'Bunları basına niye anlatıyorsun?' diyor. Sayın Öztürk; Biz çok ortaklı ve şeffaf bir şirketiz. 17 yıldır her yaptığımızın hesabını 500 ortağımızla ve kamuoyu ile paylaşıyoruz. Saman altından su yürütmüyoruz ki anlatmayalım, paylaşmayalım!. 'Bak ben hiç Şarkgaz'ı anlatıyor muyum' diyor.

Sayın Öztürk, sizi tutan mı var? Anlatın bakayım, neyi anlatacaksınız? 10 yıldır sizinle birlikte devam eden Elazığ'ın üç büyük sorunundan, Hava alanı pistinin büyümemesini mi? Kalıcı bir fuar alanının yapılmamasını mı? Yoksa doğalgazın Elazığ'a gelmemesinin niye geciktiğini mi anlatacaksın? Neyi anlatacaksın? Çık, anlat!

Sizi insafa ve sizi seçen güzide iş adamlarına, layık hizmet etmeye davet ediyorum. Misaş'ın, Güçbirliği'nin ve onun ortaklarının yatırım için, istihdam için nasıl çırpındığını herkes görüyor ve takdir ediyor.

Bu şehirde, büyük yatırım yapanlara 'Kıymetli arsa arıyorsanız, gidin Ankara'ya yatırım yapın!' Bunu nasıl dersin? Bunu söyleyecek en son kişi, Elazığ Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı olmalıydı.

Yatırımcıya, 'Elazığ'dan Ankara'ya git.' demek, teşvike de Elazığ'a da vurulabilecek en büyük darbedir. Bu nasıl bir zihniyettir anlayamıyorum. Sayın Öztürk görevini yapmıyorsun, bari konuşarak suç işleme, sizi Elazığ'a saygılı olmaya ve iş adamlarına da köstek değil destek olmaya davet ediyorum.

Sayın Basın Mensupları ve Değerli Elazığlılar! Böyle bir sataşmaya, cevap verip, zamanınızı aldığım için çok üzülüyorum, hatta cevap vereyim mi vermeyeyim mi diye çok düşündüm ama bu gerçeklerin birisi tarafından artık söylenmesi gerektiğini düşündüm. Çünkü 10 yıldır biz sustuk, sustukça meydan bunlara kaldı, Elazığ geri gitti. Rabbena, hep bana diyen bu zihniyetlerin, bilinmesi lazım diye konuştum…"




............................................................................................................................................................................................................................................

Bir yanda eleman bulamayan iş adamlarımız,
Bir yanda ise iş arayan binlerce gencimiz

İlimizin genel sorunu olarak daima karşımıza çıkan en büyük olgularından birisi işsizlik, gençlerimiz iş bulamamaktan yana muzdarip, ancak madalyonun beriki yüzünde ise işçi arayan ve kalifiye eleman bulamayan işletmeciler. Sonuç olarak binlerce boş insan ve çalıştıracak eleman bulamayan işyerleri… Evet Elazığ bu kadar esrarengiz ve ilginç bir durumla karşı karşıya bu durum yerel medyada bazı kalemlerinde ilgisini/dikkatini çekmiş olacak ki, geçtiğimiz günlerde günlük olarak yayın yapan Ayışığı gazetesinin kurucusu ve sahibi M.Feyzi Özer kendi köşesinde bu soruna dikkat çekerek, yetkilileri bu gidişata dur deme konusunda uyarmış idi. Eğer bu uyarılar dikkate alınmazsa ileride iş işten geçmiş olacak diyen Özer çok doğru tespitlerde bulunuyor yazısında.

Bir yanda binlerce işsiz genç, beri yanda daima eleman arayan iş yerleri… Bir yanda kolay para kazanma yolları/hayalleri ki bunların başında şans oyunları, kumar vs. gibi türlü şeyler geliyor beriki yanda bileğinin gücü, alnının teri ile kazanılacak üç beş kuruş… İnsanlar artık bilek gücü, alın teri, helal kazanç yerine en erken ne kadar fazla para kazanabilirim, bir anda nasıl çok fazla para kazanırım sorularının cevaplarını arıyor. Bundan dolayı değilmidir, her geçen gün kapkaç olaylarına, hırsızlık olaylarına, gasp olaylarına, çete kurma olaylarına ve daha birçok olaylara/eylemlere yöneliyor gençliğimiz. Bu bir toplumsal sorun haline geliyor artık, artık insanlar emeğimle para kazanayım düsturuyla hareket etmiyor… Yıllardır izlenen toplumsal dejenerasyonlar ve maalesef gelinen sonuç…

Evet şimdi düşünelim bir genç ortalama 20-25 yaşına kadar babasının verdiği harçlıklarla yaşıyor, daima babasının eline baktığı için hayata bakış açısı gelişmiyor, kendini geliştiremiyor ve kendisine güvenemiyor. Babasının bu genç üzerine daima titrediğini, bir dediğini iki yapmadığını düşünürsek birde bu çocuğun 25 yaşına kadar el bebek gül bebek yetiştiğini eklersek hipotezimize 20-25 yaşından sonra bir anda boşluğa düşen bu çocuğun neler yapabileceğine gelin hep beraber tahmin edelim. O yaşına kadar hiçbir sorumluluk almamış, maddi olarak daima birilerine bağımlı olarak kalmış ve/veya sorun yaşadığında daima karşısında kendisini destekleyen sorunlarını çözen birilerini gören gencin o yaşına kadar gelişmeyen bazı önsezileri hayata bakış açısı, sorumluluk alma olgusu, o yaştan sonra daha da zor gelişecek ve hayata atıldığı düşünülen genç adeta sudan çıkmış balığa dönecek ve hiçbir şekilde hiçbir işte başarılı olamayacak/tutanamayacaktır.

Maalesef günümüzde gelinen noktanın da bundan pek farklı bir yanı bulunmamaktadır. Elazığda binlerce kişi işsizlikten şikayetçi, ancak daima iş arayan işyeri işletmecileri ise çalıştıracak işçi bulamamaktan şikayetçi. İş arayan birçok gencimize asgari ücretle çalışmak bile sıcak gelmiyor, gençlerimiz artık şans oyunları, kumar vs. gibi kısa yoldan para kazanma yollarını daha sıcak buluyorlar. Birçok sektör çırak bulamadığı için, insanların çocuklarını çalıştırmaya kıyamamasından dolayı bitme noktasına geliyor. Birçok işyeri kalifiye eleman bulamadığı için sorunlar yaşıyor. Ama bunun yanında binlerce insan işsizlikten yana muzdarip, iş arıyor ama bulamıyor…

Evet özetle şunu söyleyecek olursak, yıllardır izlenen toplumsal dejenerasyon politikasının Elazığ ayağının tuttuğunu söylemek pek de yanlış olmasa gerek.

İnsanlar artık alnının teri ile, bileğinin gücü ile para kazanmak yerine kahve köşelerinde oturarak, şans oyunları, kumar, kapkaççılık, hırsızlık vs. gibi şeyleri tercih ediyor. Artık bu olay toplumsal bir sorun haline gelmiş durumdadır, artık birilerinin bu gidişata dur demesi gerekmektedir. Yoksa maazallah ilerleyen günlerde daha farklı/daha acı tablolar karşımıza çıkabilir.

Ayışığı Gazetesi Kurucusu ve Sahibi M.Feyzi ÖZER

Artık Elazığ'ı kimse anlayamıyor

“Elazığ'ı artık kimse tam anlamıyla tanıyamıyor. Binlerce boş insan ve eleman bulamayan iş yerleri. Bir yandan işsizlikten dert yananlar, bir yandan iş beğenmeyenler. İşin ehli olmayanlarda çabası tabi ki. Son yıllarda Elazığ'ımızda en büyük sorunlardan biri çırak bulamamak. Kimisi verilen ücretlerin yeterli olmadığını gerekçe gösteriyor, kimisi 8 yıllık zorunlu eğitim çocukların meslek öğrenmesine engel olduğunu savunuyor.

Çocuklarının 'altın bir bileziği' olmasını isteyen aileler, çocuklarını tam anlamıyla şımarttıkları için kahvehane köşelerinden alıp iş ortamına alıştıramıyor.

Şu anda Elazığ'da asgari ücretle bile eleman gidip çalışmıyor. Parayı az bulan gençler genellikle kolay para kazanma yollarına sapıyor. Mesela şans oyunları, kahvehanelerde kumar gibi bir çok yolu seçmekte. Bir çoğu da okul köşelerinde çocuklarımızı sıkıştırarak para toplamaya çalışıyor. Bu para toplayanda bizim çocuklarımız. Tabi ki onlara da sahip çıkmak gerekiyor. Bunlarda yetmiyormuş gibi kapkaççılık ve hırsızlıklara yöneliyor. Yetkililerin bu konuda bir çalışma yaparak gençlerimizdeki bu eksiklikleri bir an önce gidermeleri gerekiyor. Yoksa ileride Elazığ'ı ve Elazığ'da bulunan gençlerimiz için tehlike çanları çalmak üzere…”

(Ayışığı Gazetesi, 24 Ekim 2005)



Elazığ Gazetesi ANA SAYFA


 
    Anasayfa      Hakkımızda         İletişim
Mis Holding © 2004 | DESIGNED by U.T.